BUÜ'de coşkulu nevruz şenliği

BURSA Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Türk Devletleri ve Akraba Toplulukları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (TÜDAM) organizasyon...

29 Mar 2026 - 12:15 YAYINLANMA
BUÜ'de coşkulu nevruz şenliği

BURSA Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Türk Devletleri ve Akraba Toplulukları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (TÜDAM) organizasyonunda baharın gelişinin simgesi olarak kabul edilen Nevruz Bayramı kutlandı. Etkinlikte demir dövüldü, nevruz ateşi üzerinden atlandı.

Türk tarihinde baharın gelişinin simgesi olarak kabul edilen Nevruz Bayramı, Bursa Uludağ Üniversitesi’nde öğrenci, akademik ve idari personelin katılımıyla kutlandı. BUÜ-TÜDAM’ın organize ettiği ve Türk Ocağı Bursa Şubesi ile Yörük Türkmen Birliği’nin de destek verdiği etkinlik, Görükle Kampüsü’ndeki Atatürk Anıtı’nda başladı. BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Türk Ocağı Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Selçuk Kırlı ve TÜDAM Müdürü Prof. Dr. Ferhat Kurtulmuş’un yanı sıra Azerbaycan, Türkmenistan, Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, KKTC, Doğu Türkistan, Irak Türkmeneli, Kırım Tatarları ve Güney Azerbaycan Türkü öğrencilerin de katıldığı kortej, programın düzenleneceği alana geldi. Burada konuşma yapan TÜDAM Müdürü Prof. Dr. Ferhat Kurtulmuş, Nevruz’un farklı coğrafyalarda kutlandığını belirterek, “Kadim tarihimizden gelen, doğanın uyanışıyla gelen o hoş ses bugün bizleri bu meydanda bir araya getirdi. Kelime anlamı olarak ‘Yeni gün’ anlamına gelen Nevruz’un tarihi kaynaklara göre 4000 yıl kadar geri gittiğini bilmekteyiz. Doğu Türkistan’dan Balkanlara kadar farklı coğrafyalarda kutlanan bu bayram Türk kavimleri ve toplulukları tarafından her yıl 21 Mart’ta kutlanmaktadır. Nevruz Ergenekon’da eritilen demirin sıcaklığını, Türkistan bozkırlarının vakur duruşunu ve Anadolu’nun bereketini bünyesinde barındıran milli bir hafızadır. Bu geniş hat üzerinde yakılan her ateş aslında aynı kökten beslenen ve aynı heyecanı duyan milyonlarca insanın sarsılmaz birliğinin bir sembolüdür. Doğanın yeniden canlanması bizler için bir tazelenme ve silkeleniş vaktidir. Toprağın uyanışı, Türk dünyasının tarih boyunca gösterdiği direncin, her zorluktan sonra yeniden ayağa kalkışının bir sembolüdür. Nevruzun birleştirici ruhu hep birlikte ortak bir geleceğe odaklanmamız gerektiğini bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır. Unutmamalıyız ki uyanışına şahitlik ettiğimiz bu doğa gelecek nesillere daha yaşanabilir ve yeşil bir dünya bırakmak üzere bizlere emanet edilmiş kadim bir yuvadır. TÜDAM olarak bu kültürel mirasın bilinciyle köklerimize sadık kalarak bu mirası bilim ve irfanlar geleceğe taşımayı asli görevimiz olarak görmekteyiz” dedi.

‘NEVRUZ ÖZGÜRLÜK HİKAYESİDİR’

BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Nevruz’un, Türklerin Ergenekon vadisinden demir dağı delerek çıktıkları, özgürlüklerine kavuştukları, önemli bir gün olduğunu söyleyerek, “Bu coğrafyada yüzyıllar boyunca kutlanan bu etkinlik, bu özgürlük hikayesi bizim geleceğimize yön veren direncimizi sağlayan özgürlüğümüzü düşünmemize etki eden bir anı ve başlangıç olarak tarihimizde yer alır. Milattan önce 350’lerde yaşanıldığı düşünülen bu olayla ilgili bilim dünyası dışında çok farklı tarihler olsa da yaklaşık 2000-3000 yıllık kesin bir geçmişi olduğuna inandığımız bir bayramdır Nevruz. Nevruz hem bir özgürlüğe kavuşma hem yeni bir yıla geçiş süreci hem bahar sürecinin başlangıcı olarak çok önemli bir iz bırakır bizde” ifadelerini kullandı.

Kazakistan, Kırgızistan, Azerbaycan ve Tatar öğrencilerin sahne gösterileriyle devam eden etkinlik, demir dövme ve Nevruz ateşinin üstünden atlanmasıyla sona erdi.

Kaynak :
DHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: