Selcan Taşçı’dan tarım politikalarına tepki: “Buğday nerede? Müşteride. Para nerede? Yok!”

İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada Türkiye’nin stratejik tarım ürünlerinde acilen üretim planlamasına geçmesi gerektiğini belirterek, çiftçinin artan maliyetler ve düşen ürün fiyatları karşısında giderek daha zor bir duruma sürüklendiğini söyledi. Taşçı, tarımsal üretimde Türkiye’nin dünyadaki konumuyla çiftçinin ekonomik gerçekliği arasındaki çelişkiye dikkat çekti.

31 Tem 2026 - 00:11 YAYINLANMA
Selcan Taşçı’dan tarım politikalarına tepki: “Buğday nerede? Müşteride. Para nerede? Yok!”

 

Türkiye’nin ivedilikle stratejik tarım ürünlerinde üretim planlaması yapması gerektiğini ifade eden Taşçı, tarımsal desteklerin üretim maliyetleriyle orantılı ve reel seviyeye çıkarılması çağrısında bulundu. Maliyetlerdeki yüksek artış ile ürün fiyatlarındaki düşüş arasındaki makasın kapatılması gerektiğini belirten Taşçı, çiftçinin finansmana erişebilmesi ve teknolojik dönüşüme ayak uydurabilmesi için kapsamlı bir ekonomi ve alım politikası izlenmesi gerektiğini söyledi.

İYİ Parti olarak Türk çiftçisini müreffeh hâle getirecek bir kalkınma politikası oluşturulmasını desteklediklerini dile getiren Taşçı, bu konuda kurulacak bir komisyonun çalışmalarına bir an önce başlaması gerektiğini belirtti.

“Gıda, enerji ve asker kadar caydırıcı bir savunma aracıdır”

Gıda güvenliğinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik ve millî güvenlik meselesi olduğunu vurgulayan Taşçı, “Gıda, enerji ve asker kadar caydırıcı bir savunma aracıdır. Gıda güvenliği bağımsızlığın teminatıdır” ifadelerini kullandı.

Dünyanın hızla akıllı ve stratejik tarıma yöneldiğini belirten Taşçı, artan dünya nüfusu ve iklim krizinin tarımsal üretimi daha da kritik hâle getirdiğini söyledi. Türkiye’nin gıda bağımsızlığını güvence altına alması gerektiğini ifade eden Taşçı, geçmişte Anadolu’da yaşanan kıtlıkları hatırlatarak, gıda üretiminde dışa bağımlılığın ülke açısından ciddi riskler barındırdığını dile getirdi.

“O zaman para nerede? Yok!”

Türkiye’nin tarımsal hasılada Avrupa lideri, dünyada ise yedinci sırada olduğunun ifade edildiğini hatırlatan Taşçı, ürün bazında da Türkiye’nin birçok tarım ürününde dünya liderleri arasında bulunduğuna dikkat çekti. Ancak bu tablonun çiftçinin refahına yansımadığını belirten Taşçı, konuşmasında Organize İşler filminin ünlü repliğini kullanarak göndermede bulundu : “O zaman para nerede? Yok. Araba nerede? Müşteride. Para nerede? Yok. Peki, buğday nerede? Müşteride. Para nerede? Yok. Ayçiçeği nerede? Müşteride. Para nerede? Yok. Fındık nerede? Müşteride. Para nerede? Yok.

            Tarımsal üretimde lidersek üretici neden aç? Ürün var, ürün bol; peki para nerede? Üretici değilse kim kazanıyor bu işten, çiftçinin sırtından kimler zenginleşiyor?” diye soran Taşçı, tarımsal üretimde yaşanan sorunların yalnızca üretim miktarı üzerinden değerlendirilemeyeceğini, üreticinin elde ettiği gelirin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.

“20 yılda 500 bin çiftçi neden üretimden çekildi?”

Türkiye’nin tarımsal üretimdeki konumuna ilişkin açıklamalar ile sahadaki gerçeklik arasındaki çelişkiye de dikkat çeken Taşçı, ÇKS kayıtlarına göre son 20 yılda yaklaşık 500 bin çiftçinin üretimden çekildiğini belirterek, “Lideri olduğumuzu söylediğimiz Avrupa’da çiftçi ayda ortalama 1.353 avro kazanıyor. ABD çiftçisi ayda ortalama 400 bin lira kazanıyor. Bizim çiftçimiz ne kazanıyor?” ifadelerini kullandı.

TÜİK verilerine göre tarım sektöründeki aylık ortalama esas iş gelirinin 19 bin 788 lira olduğunu söyleyen Taşçı, bu rakamın çiftçilerin içinde bulunduğu ekonomik tabloyu ortaya koyduğunu savundu.

Taşçı, “Yani açlık sınırının altında, açlık sınırının altındaki asgari ücretin de altında, hatta ölüm ücreti olan en düşük emekli aylığının da altında çiftçinin ortalama geliri” diyerek tarım sektöründe çalışanların gelir düzeyine dikkat çekti.

Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz”

Avrupa’da tarımsal bütçenin önemli bölümünün doğrudan ödemeler ve kırsal kalkınma hibeleri yoluyla çiftçiye aktarıldığını belirten Taşçı, Türkiye’de ise tarımsal desteklemelerin millî gelirin yüzde 1'i seviyesindeki yasal hedefi dahi karşılayamadığını söyledi.

Türkiye’nin tarımsal üretim potansiyelinin güçlü olduğunu ancak bu potansiyelin çiftçinin refahına dönüşmediğini ifade eden Taşçı, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz, değerli milletvekilleri. Amaç millî dayanışmaysa sahiden, ittifakı teröristi dağdan indirmek için değil, bereketli tarım arazilerimizi ülkenin kalkınma levyesi yapmak için kurmalısınız.

Taşçı, Türkiye’nin gıda güvenliğini ve tarımsal bağımsızlığını güvence altına alacak uzun vadeli, stratejik ve üretici odaklı bir tarım politikasına ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

KONUŞMANIN TAMAMI:

 

Türkiye ivedilikle stratejik tarım ürünlerinde üretim planlaması yapmalıdır.

 

Tarımsal destekleri üretim maliyetiyle orantılı reel seviyeye çıkarmalıdır. Maliyetteki fahiş artış ile ürün fiyatındaki trajik düşüş arasındaki uçurumu kapatacak bir ekonomi politikası, vicdanlı da bir alım politikası izlemelidir. Çiftçi finansmana erişebilmeli, teknolojik dönüşüme de katılabilmelidir.

 

            İYİ Parti olarak Türk çiftçisini müreffeh hâle getirecek bir kalkınma politikası tavsiye metni oluşturmanın vekillerin asillerine borcu olduğunu düşünüyor, bunu yapacak komisyonun da bir an evvel kurulmasını destekliyoruz. Az sonra, öyle bir imkân olsa keşke, iki oy olarak sayılacak olsa iki elimizi birden kaldırırız; o derecede destekliyoruz bu önergeyi. Çünkü biliyoruz ki gıda enerji ve asker kadar caydırıcı bir savunma aracıdır. Gıda güvenliği bağımsızlığın teminatıdır. Dünya hızla akıllı ve stratejik tarıma yönelirken bir bildiği var elbette, 10 milyarı zorlayan dünya nüfusu ve iklim krizinin gölgesinde gıda bağımsızlığına sahip olmadığımız her senaryoda açlıktan ot otlamak durumunda kalırız Anadolu'da; yaşanmadı değil, yaşandı geçen yüzyıllarda. Bir de bir hesap hatası var bu işte, Bakanlık verilerine göre Türkiye tarımsal hasılada Avrupa lideri, dünya 7'ncisi, ürün bazlı bakınca yine birçok üründe dünya lideri. Gel de o kült repliği hatırlama. şimdi: "O zaman para nerede? Yok. Araba nerede? Müşteride. Para nerede? Yok. Peki, buğday nerede? Müşteride. Para nerede? Yok. Ayçiçeği nerede? Müşteride. Para nerede? Yok. Fındık nerede? Müşteride." Soru çok basit, tarımsal üretimde lidersek  üretici neden aç? Ürün var, ürün bol peki para nerede? Üretici değilse kim kazanıyor bu işten, çiftçinin sırtından kimler zenginleşiyor? Tarımsal üretimde lidersek ÇKS kayıtlarına göre yirmi yılda 500 bin çiftçi neden üretimden çekildi? Lideri olduğumuzu söylediğimiz Avrupa çiftçisi ayda 1.353 euro, 73-74 bin lira kazanıyor ortalama, önemli kısmı da doğrudan gelir desteği. ABD çiftçisi ayda ortalama 400 bin lira kazanıyor, yılda 102.748 dolar. Bizim çiftçimiz ne kazanıyor? TÜİK'i baz aldığınızda tarım sektöründeki aylık ortalama esas iş geliri 19.788 lira.

 

Yani açlık sınırının altında, yani açlık sınırının altındaki asgari ücretin de altında hatta ölüm ücreti olan en düşük emekli aylığının da altında çiftçinin ortalama geliri. Yine, lideri olduğumuz Avrupa'da bütçenin önemli bölümü doğrudan ödemeler ve kırsal kalkınma hibeleriyle çiftçiye aktarılırken biz bütçede tarımsal desteklemeye ayırmak zorunda olduğumuz gayri millî hasılanın yüzde 1'ini tutturamıyoruz daha. Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz değerli milletvekilleri. Amaç, millî dayanışmaysa sahiden, ittifakı teröristi dağdan indirmek için değil bereketli tarım arazilerimizi ülkenin kalkınma levyesi yapmak için kurmalısınız.

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: